• infp

    .
    Bu grupta olduğumu ögrenmek hem sevindirici hem hüzünlendirici.
    1 ... anankim skywalker
  • somon

    .
    Türkiye'de somon diye satılan balıkların çoğu çiftlik üretimi balıklardır. Çiftlik üretimi somonlara mısır, yapay renklendiriciler ve sentetik astaksantin içeren yemler verilir. Bu sentetik antioksidan, etin rengini pembeleştirip doğal somonu taklit etmek için kullanılır. Bu da aslında çok zararlı bir karışım. Amatör bir tüketicinin iyi bir somonu ayırt edebilmesinin neredeyse tek yolu, kilo başına en az 100-120 lira ödenmesinden geçer. 35 liraya somon olmaz.

    Öte yandan norveç somonu da aslında kültür üretimidir ama çok kaliteli bir kültür üretimi... Bunun rengi aslında çiğken turumcumsu, arasında resmen cok ince beyaz hareler bulunan, filetosu hiç bir boşluk göstermeyen, asker gibi diri duran balıklardır.
    3 ... tromp
  • islam sanatı

    .
    eşyanın hakikatinin öznel bir şekilde kavranmasının mümkün olmayacağından hareketle resim sanatında -ki ona minyatür adını veriyorlar- kuşbakışı bir çizim tercih edilmiştir.

    ayrıca eşyanın olduğu gibi aktarılması da sanatsal görülmez. bunun yerine gül, karanfil, orkide çizmek yerine bunların ortak olan tarafına akıl yoluyla ulaşarak 'çiçek' kavramını soyut bir şekilde aktarmaya çalışmışlardır.

    bu yaklaşımlardan ötürü picasso'nun -atalarının arap olduğu da iddia edilmek ile birlikte- islam sanatından etkilenerek farklı bir formda resim çizdiği senelerdir iddia edilir.

    şu iki makale ilgilisi içün:

    Lorey, E. de, Picasso & L’Orient Musulman
    Flood, F. B., Picasso the Muslim: Or, How the Bilderverbot became modern.
    3 -1 ... homo sacer
  • asya kaplan sivrisineği

    .
    Hoşgeldin reis. Memlekette bir sen eksiktin zaten.
    4 ... oberst
  • fuji dağı

    .
    fuji dağı
    3 ... eylulsabahi
  • astroloji

    .
    efendim insanlar bunu sanıyorlar ki, anlattığı karakter özelliklerinin güzel yanı hep kendilerinde var. yoktur öyle bir şey. şimdi buraya kadın ve erkek tanımı yapsam hemen herkes "aa beni anlatmış" diyecektir. astrolojide, yani gökyüzündeki haraketlere paralel olarak, kişilik, karakter, geçmiş ve gelecek tahminlerinde bulunmak kişiyi anlatmaz. horoskop denilen birşey vardır ama o kadar ayağa düşmüştür ki, benzer koordinatlarda ve zamanda doğan hemen herkese benzer özellikler atfeder. genellikle güzel şeylerden bahseden bu haritalarda insanların onurunu okşayacak özellikler bulunur. ve insanımız hemen bunları kabul eder. "bu burcun ters etkisinden çok katil çıkar" diye birşey vardır mesela. ama kimse o ters etkiyi kabul etmez hatta ruhsal yapısına göre bundan bile övünecek birşey çıkarır.
    şu ana kadar neye inandınız bilmiyorum ama karakter özellikleri şöyle sınıflandırılır: kromozomlar, genler, yetiştiriliş biçimi, sosyal hayat, örneklenmeler, edinimler... astrolojinin bu listedeki yeri bana göre(ki şu anda kimse kusura bakmasın belki ukalaca gelecek ama, hem astroloji ve astroloji türlerini gerçekten de çok iyi bilen ve bilime de yakın bir kimse olarak anlatıyorum, ikisi hakkında da sadece fikir değil bilgi sahibiyim) genlerden sonradır. ama bu genlerden sonraki kısım olasılıklar üzerine kuruludur. kesin ve net olamaz. gerisi daha kadim uygulamaların işidir.
    horoskop dediğimiz, varlığın(bir ülkenin de horoskobu çıkarılabilir, gökyüzünden etkisi araştırılabilir) bulunduğu ya da doğduğu konuma göre aldığı etkilerle yorumlanan bir harita vardır size bunun aslen ne olduğunu anlatayım; bu haritada herşey ayrıdır. kişinin aldığı isim bile yer yer önemliyken herkes için yorumu farklıdır. şöyle ki; ana gezegenlerimiz ve doğum anında gezegenlerin konumları harita için gereklidir. haritada zodyak kuşağı dediğimiz, günlerin ve ayların bölünmesiyle oluşturulmuş 12 parça vardır. bu parçaların her biri 30 derece olup, 30 günü anlatır. mesela 23 eylül ve 21 mart tarihleri hala astrolojide kişilere göre yorumlanan durumlardır. bu günler ekinokstur yani gece gündüz eşitliği vardır ve bu günlerde doğan kişiler için kolaya kaçan kişiler çift burçlu derler, ya da bir önceki veya bir sonraki burç içerisinde değerlendirilirler. ay' ın etkisi yüzünden(ay bir tam dönüşünü 28 günde tamamlar) bazı aylar uzun bazı aylar kısa tutulur. döngüsel bir durumdur bu.
    neyse fazlalık günlerin de nasıl işlediğini anlattıktan sonra asıl konuya döneyim; bahsi geçen 30 derecelik her ev, numaralandırılır. 1.ev, 2.ev, 3.ev şeklinde. doğduğunuz gün güneş gökyüzünde nerde ise, hangi "burç evi"nde ise güneş o burca mensupsunuzdur. güneş burcunuz budur. bu mu şimdi size sahip olduğunuz özellikleri veren? yoksa bu güne ait karma bir kişiliğe mi inanıyorsunuz mal gibi?
    (bunu düşünüp diğer kısma geçiniz)

    sonra efendim baktık, ay o anda boğa burcunda 3. derecede 2. evde(bu evler de farklıdır. 2 çeşit ev sistemi vardır), aha ay burcunuz da budur. bu şimdi size yer yer entegre olmuş bazı duygusal özellikler verir. ama 2. eve bakıyorsunuz, o da ne? bu ev genel olarak kişinin sosyalliğini, çevresine karşı tutumunu, maddi yönünü anlatıyor. bir diğer yandan sağlıkla ilgili hayat içerisindeki olası gidişatını anlatıyor. ama bakıyoruz ayın asıl evi, 4. ev. yani duygusal birşeyler olması da gerekiyor. bunları anlatırken neye hiç dokunmadım? 3. derece olayına. bakıyoruz, ay 3. derecedeyken burcun durumu ne olur diye. sonra bakıyoruz, o dereceden hangi gezegenle transiti var diye. hangi gezegenden nasıl etki almış bu kişi. ayın transitlerinin etkisi 2-3 gün sürer. bakalım inceleyelim diyoruz neyle transit yapmış. ay, merkürle eksi transitte. yani bu nedir? en yüzeysel tahminle iş hayatında duygusallık ve katılık arasındaki dengede bozulmalardır. istikrarsız durumdur. ama bu değişemez kural mı? hayır değişebilir. nasıl? aspektler vardır, sabit yıldızlar vardır, açılar ölçüler vardır hepsi değişebilir(sadece ay buraya kadar anlattığım, bundan daha 9 tane var). mesela hangi 10 günlük dekanattasınız. hangi karşıt burcun etki ettiği günlerdesiniz, hangi burcun gezegeni de size birşeyler katmış. bakılmaz mı bunlara? hepsine bakılır.
    bir de yükselen durumu var tabi. ah bi de başucu, düğüm noktası, kepçedir, kulaktır böyle noktalarımız da var. bunlar etkilemiyor mu? deli gibi etkiliyor varsayıyoruz. siz ne sahibi oluyorsunuz? astrolojik karakter. bu karakteri genleriniz, kromozomlarınız, çevresel edinimleriniz kısaca gördüğünüz, duyduğunuz yaşadığınız herşey etkiliyor. astroloji size olasılıklar vermiş, olası yetenekler vermiş ve siz de kendi lehinize kullanırsanız bundan iyi etkiler görebilecek durumdasınız.
    sonra bununla kalmaz. boyunuz kilonuz, yüz hatlarınız önemlidir misal. madem astrolojiye inanacaksınız bu da var. bazı burçlarda bazı boy-kilo-yüz hattı aralıklarındaki kişilerde acayip boktan karakterler çıkar. buyrun alın afiyet olsun.

    yani neymiş? gökyüzünde yalnız gezen yıldızların da etkisi varmış, sadece takımyıldızlar değil sabit yıldızlar da etkiler insanı. ve daha neymiş? bir burcun genel tahminlerinden ancak bir ya da iki tanesine gerçekten de sahipsinizdir. geri kalan herşey diğer gezegenlerden de etkilenmiştir. yani her burçtan bir parça size uyan özellik vardır. nedir yani? diğer insanlara benzersiniz. ve hatta burcunuzun anlattığı hiçbir duruma uymayabilirsiniz. uymak isteseniz de, çok güzel görseniz de uymazsınız işte zorlamaya lüzum yok.

    astroloji kehanette nasıl kullanılır onu da anlatayım. kadim astroloji denen birşey vardır. ezoteriktir ve anlaşılması süresi uzundur, zordur ayrıca ezoterik olduğundan anlatılması doğru da değildir. ama diğeri(modern astroloji) daha basittir. gök günlükleri vardır. tamamen bilimsel veriler ışığında hazırlanır, 10 yıl sonra gökyüzündeki döngüsel durumun çizelgesidir. bakarız buna, örneğin; satürn nasıl açılar yapmış güneşle 2009 yılında. bunun etkisi kişilere ve olaylara nasıl "olabilir", "ihtimal"ler nelerdir. hepsi not edilir, açıların dereceleri, matematiksel olarak hesaplanır ve oynamalar takip edilir. buna göre kehanetiniz şekil alır. sizin de yeteneğiniz ve yorum kabiliyetiniz yeterliyse kehanet dediğimiz halt tutmuş olur. tutmazsa ucuz bir tahminden öte değildir. mesela şu an diyebilirim ki, satürn 2007 eylülden beri 30 yaşını aşmamış bütün başakları hayatlarında en zor, en yıkıcı bazılarında ise en iyi yıllarını yaşatıyor. bu süreç terazileri de etkiliyor, sıkıcı durumlar yaşıyorlar hafiften, balıkları da etkiliyor, ters açıları var, özellikle para mevzusunda sıkıntıları var. hayatlarındaki çoğu şeyin anlamı değişiyor. kovaları da zorluyor. aslanlar önceki senelere göre rahat, üstlerinden çoğu yükü attılar, çok sorunu aştılar vs. bunların pekçoğu anlattığım burç mensupları için doğrudur. niye? satürnün bir karakteri vardır, bulunduğu yerden yapabileceği etkiler vardır, sert gezegendir yakınındakini ağlatır, görmeyi reddettiğini gözüne sokar vs. basit bir incelemede etkilediği bazı burçlardan yaşıyor olanlar çıkacaktır, şu son 1,5 senede genelde en ağır etkiyi başak burçlarına yapıp seneye de büyük baskıyı 2,5 senelik süreç boyunca yapmak için terazi burcuna girecektir. ama bu genel tanımdır. olasılıkları büyüktür ve tam tersi satürnden iyi etkiler alabilen, gözü iyiliğe daha çok rastlayan kişiler de çıkacaktır. daha kesin kararlar vereceklerdir, işleri iyi yönde keskinlik kazanacaktır vs vs. ama herkes için geçerli mi ? hayır değil. bu neye göre belirlenir peki? yıldız haritasına, kişinin yaşam deneyimlerine, algı kapasitesine vs.

    evet canlarım basitçe astroloji budur. "burcum budur, ben buyum" diyorsanız tekrar düşünün derim. bilgisayar programlarından da saçma sapan yıldız haritaları çıkarıp kendi kendinize güvey olmayın. astroloji o kadar ucuz ve basit değildir. of neyse sıkıldım, çıban çıktı sağımda solumda. hadi öp, kib bye.
    1 -1 ... merenptah
  • sözlük yazarlarının yapmak istediği çılgınlıklar

    .
    kahrolası çekilmez insanların yaşadığı bir dünyada yaşamaktan istifa etmek.

    göz bebeklerinin içine baka baka yalan söyleyebilmeyi başaran artist kılıklı puştlara, sonsuz bir güveni yıkmayı başaran kemirgenlere, iki bacaklı eklembacaklılara, bakan ama görmeyen, konuşan ama asla söylemeyen, dokunan ama asla değmeyen, çalan ama asla bağışlamayan soysuzluklara karşı savaşmak istemiyorum artık!

    bu acınası dünyada yapılacak en büyük çılgınlık bu yaşamdan istifa etmektir. buraya yazabileceğim ne çılgınlıklar vardı halbuki. hepsi anlamını yitireli çok oldu.
    5 -2 ... otostopcuyafisildayankamyoncu
  • yazarların en çok para gömdüğü zevki

    .
    Gömecek bir param olmadığı için zevksizim sanırım.
    1 ... lustral seyahat
  • sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

    .
    Hayatım düzene girdiği için buraya girmiyor,boş vakit harcamayayım diyordum...burdayım.
    2 -1 ... oophelia
  • özgür bırakmak

    .
    Bu konuda şu açıdan yazacağım sahip olduğumuzu düşündüğümüz sıkı sıkıya tutunduğumuz bırakmaktan korktuğumuz tüm hislerimizi serbest bırakmamız gerekiyormuş. Insanlara anılara eşyalara tutundukça yenilerine dur emri veriyormuşuz.

    Sevdiğin her şeyi er ya da geç kaybedeceksin. Ama sevgi başka bir surette tekrar karşına çıkacak.”

    Franz Kafka

    Dünyada iki güç var sevgi ve korku ikiside birbirinin olduğu yerde durmuyor.
    2 ... hayatcicekleracti
  • lose your soul

    .
    --spoiler--

    insanı alıp götüren, bedeni hareketli bir tempoya sokarken, sanki ruhunuzu da içinizde bir yerlerde cenin pozisyonu alıp umutsuzca acının geçmesini bekliyormuşçasına bir hale sokuyor.

    --spoiler--

    Yukarıdaki cuk oturan tanımlamaya dokunamadım (cümlede çatı uyuşmazlığı olmasına rağmen). Nokta atışı.

    dead man's bones grubunun bir parçası:

    https://www.youtube.com/watch?v=rnEkboR86h0+

    teşekkürler şopınhavarcı.
    1 ... gnoriseauton
  • intihar kaçış mıdır yoksa kurtuluş mudur

    .
    başlığı görünce aklıma ismet özel'in intiharı düşündüğü ve vazgeçtikten sonraki sözleri geldi.

    insanların intihar etmeye değmeyeceklerini düşünmeye başladım. bana göre intihar, geride kalanlara yönelik ağır bir suçlamadır. bu mesajı verebileceğin tıynette insan olmadığını düşününce de intihar etmiyorsun.
    3 ... sevensikilirintemsilcisi
  • keşke sevgilim olsa denilen an

    .
    Gece yatağıma yatınca yan dönüyor ve duvarla karşılaşıyorum, sevdiğim bir yüz ile karşılaşsam daha hoş olabilirdi diyorum içimden. Sonra uyuyorum geçiyor, hem yanımda biriyle rahat yatamam ben, teşekkürler.
    3 ... oxymoron
  • koşulsuz sevgi

    .
    insanlık bunu yapabilecek kadar yüce değildir.
    7 -1 ... lavandula
  • anne sevgisinin de sınırı vardır

    .
    bilim adamları tarafından yapılan deney sonucu verilen acımasız hükümdür.
    amerikalı bilim adamı, anne maymun ile yavrusunu özel bir kafesin içine koyup bu kafesi alttan ısıtmaya başladı!
    bilim adamı, yavaş yavaş ısıyı yükseltti; anne ve yavru maymunun ayakları giderek daha çok yanıyordu.
    anne maymun, artan ısının yavrusunu yaktığını düşünerek , onu sırtına aldı.
    bilim adamı ısıyı iyice yükseltti.
    Ve deney, inanılmaz bir sonla bitti: Anne maymun, bu kez yavrusunu aşağı alarak, onun üstüne çıktı.
    bilim adamı, bu korkuç deneyin sonuç bölümüne acımasız hükmünü yazdı:
    "Anne sevgisinin de bir sınırı vardır!"
    spor bir hikayedir- sadık söztutan. sayfa: 196.
    2 ... tellal