• her konuda söyleyecek bir fikri olan türk insanı

    1.
    Bu sanıldığının aksine yalnızca türk'lerin(cahil kesiminin) değil, cahil olan tüm insanların yaptığı şeydir. Örneğin şu los angeles'ta bulunan ünlü caddelerden birinde insanlarla ropörtaj yapmışlar, şunu soruyorlar, "amerika k.kore'ye savaş açmalı mi?". Millet, evet açsın k.korelilere yerini göstermeliyiz falan diye sallıyor tabi. Sonrasında dünya hatırası verip, peki k.kore nerede? Dedikleri anda inanın, avustralya kıtasını gösterenini gördüm.. cehalet laneti sardı mı insanı, kişi en çok bilenin kendisi olduğunu zanneder. Yani bu lanet tek bir milletin üstünde dolaşmıyor.

    Edit: böyle başlıklar neden benim başıma kalıyor arkadaş ya. Bir daha hiçbir başlığa ikinci entryi girmeyeceğim.
    1 ... git schopenhauer oku gel
  • savitribai phule pune university

    1.
    Hindistan'nın 2020 başarı sıralamasına göre dokuzuncu en iyi devlet üniversitesi. Üniversite, çoğu kaynakta hindistan'ın "yeryüzü cenneti" olarak geçen pune şehrinde bulunmaktadır.

    Tabi ben bu entryi neden giriyorum dersiniz? 2 gün önce bu üniversitenin bir yüksek lisans programından kabul aldım da o yüzden.

    Ayrıca sorularınız varsa kabul almak, hint üniversiteleri hakkında vs. çekinmeyiniz.

    Ancak ne yazık ki ben mayıs 2020 ayında hindistan'daki başka bir üniversiteden (bkz: nalanda university) master için kabul almış olduğumdan bu üniversiteyi reddetme durumundayım. Ya da belli olmaz, paramı geri alabilirsem neden olmasın.
    2 ... git schopenhauer oku gel
  • bir yerden sonra koy gitsin demek

    1.
    Artık tam patlama noktasına gelip, ipin ucunu bırakıyorum olan olsun demektir. Garip bir şekilde bu zihniyete girdikten sonra her şey sırasıyla istediğim şekilde gerçekleşmeye başladı. gerçekten garip.

    Edit: başlık bana kalmış.
    2 ... git schopenhauer oku gel
  • cisgender

    1.
    Telaffuzu "siscendır" olan cinsel kimlik çeşidi.

    Edit: başlık yine bana kalmış. Etmen guzum.
    1 ... git schopenhauer oku gel
  • çocuktur yapar

    1.
    Benim şu sıralar habire karşılaştığım bir durum var ve bu beni aşırı rahatsız ediyor. Mesela bugün peşpeşe 3 adet toplu taşıma aracı kullandım, bunlar: minibüs, otobüs ve marmaray. Bu üçünde de günün öğle saatlerinde bulundum ve dolayısıyla çokça çocuklu ebeveynlerle karşı karşıya kaldım. Bir de garip bir şekilde çocukların yanına düştüm, her taşıma aracında yanıma çocuk ve ailesi oturdu. Şimdi diyeceğim şey şu; ben bu çocuk denen ve birkaç birey tarafından yetiştirilen canlılardan mütevellit gün içersinde yaşama şevkimi kaybettim. Yani enerjim, keyfim sömürülmekle birlikte yanına bir de baş ağrısı verdiler. Hayır biz çocukken yanımızdaki birini rahatsız ettiğimiz vakit annelerimiz falan kızardı. Zaten küçükken toplu taşıma araçlarında yaptığım tek rahatsızlık verici olay, otobüsün camından dışarıdaki tabelaları seslice okumaktı. Onu da zaten, sus;yapma denildiğinden birkaç dakikaya bırakırdık.
    Minibüsteki çocuk, tabletinden sesini sonuna kadar açmış, saçma sapan sesleri olan bir savaş oyun oynayarak başımı şişirdi. Otobüsteki çocuk, anlamsız bir şekilde elindeki su şişesinin kapağını açtı, elini şişedeki suyla yıkadı. Evet ayakkabılarım bez olduğundan da koltukların yanında bulunan kalorifere ayaklarımı dayamak durumunda kaldım. Marmaraydaki çocuğun zaten ağlamadığı bir dakikası olmadı.
    Ben de seviyorum çocukları ve neşelerini ancak bu farklı bir olay. Ne yazık ki çocuklukta yapılan şey çocuklukta kalmıyor; yetişkin birer birey olunduğunda tüm bu huylar kılıf değiştiriyor ancak özü kalıyor. Dolayısıyla çocuklarınızı yetiştirirken lütfen, "çocuktur yapar ya ne olacak" demeyin. inanın şu gittikçe kalabalıklaşan toplumumuzda çocuğun dahil davranışları çok önemli. Bu kadar.
    8 ... git schopenhauer oku gel
  • hristiyan kadın

    ?.
    insan.

    Entry burada.
    ... git schopenhauer oku gel
  • her gün bir japonca kelime

    24.
    魚: balık
    Hiragana yazılışı: さかな
    Okunuşu: Sakana

    Hoççakalın.
    3 ... git schopenhauer oku gel
  • dini bağlılık vs aşk bağlılığı

    1.
    Bağlılık, nesnesi ne olursa olsun kişinin başına her türlü felaketi açması bakımından kaçınılması gereken bir duygu. Bir kore filminde, "bağlanma, öldürme isteğini doğurur." repliği geçmişti. Bunun ne anlama geldiğini, kendimi ve çevremi gözlemlediğimde gördüm. Bağlılıkta, o şeyin yokluğundan veya o şeye gelebilecek zarar sonucu ortaya çıkan büyük bir nefret duygusu-öldürme isteği var. Bağlandığın şeyi seversin ve aynı zamanda ondan nefret edersin. Bağlandığın şeyi seversin, bu yüzden onu elinden almaya çalışan kişiden nefret edersin. Bunun yanında bağlanma duygusu insana acı da verir, bir şeye bağlanmanın tehlikesini düşünmesek bile onda bizi rahatsız eden şeyler vardır. Dolayısıyla bağlandığınız şeye duyduğumuz nefret de bundan gelir. Bağlandığın şeyin seni yaşatırken, aslında aynı zamanda öldüren bir şey olduğunu farkedemezsin ancak hissedersin.
    Tüm bunların dahilinde bir şeylere bağımlı olmadan yaşayacağımız gerçeği de var. Suya, ekmeğe, oksijene bağımlıyız. Paraya, teknolojiye, birilerine bağımlıyız. Allaha, tanrıya, buddhaya bağımlıyız. Sevgiye bağımlıyız. Bağımlılık insan hayatında yaşamın devamlılığını simgeliyor gibi.
    Edit: başlık bana kalmış.
    4 ... git schopenhauer oku gel
  • zalim sansho

    1.
    Sansho the bailiff, 1954.
    Yönetmeni Kenji Mizoguchi olan eski bir Japon filmi.
    imdb: 8,2
    insanların güvenilmez oluşu, din adamlarının insan kaçakçılarıyla iş birliği yapması, siyaset yoluyla mahvolmuş halkı ve kölelik gibi konuları ele alan felsefi film.
    "Merhamet duygusu olmayan biri artık insan değildir."
    "Herkesin yaşamaya hakkı vardır."
    "Kendine karşı sert olsan da başkalarına merhametli davranmalısın."
    "Hayat bir işkence değil mi?"
    zalim sansho
    zalim sansho
    zalim sansho
    9 ... git schopenhauer oku gel
  • ahlakın coğrafyası

    1.
    Sam Harris tarafından 2010'da yayımlanmış kitap.
    Ahlakın Coğrafyası: bilim, insani değerleri nasıl belirler?
    Sam harris ahlakın coğrafyasında bilimin ahlaki sorunlara cevap verebileceğini tartışıyor, ayrıca bu tartışmasından yola çıkarak çoğu bilim-insanı ve düşünür, bilimin ahlaki değerleri belirleme konusunda başarılı olabileceğini düşünmekte.
    "Bilimin, ahlak konusunda söyleyecek hiçbir sözü olmadığı şeklindeki korkunç söylenceyi savunanlardan birisi de bendim. Şaşırtıcı olan, ahlakın coğrafyası: bilim insani değerleri nasıl belirler? Düşüncemi tümüyle değiştirdi."
    Richard dawkins
    (bkz: sam harris)
    4 ... git schopenhauer oku gel
  • ayhan bıçak

    1.
    Ayhan bıçak, istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi felsefe bölümünde lisans eğitimi aldı. Kendisinin Aristoteles ve Platon'un toplum ve tarih anlayışları üzerine çalışmaları mevcut. 2007 yılında profesörlük ünvanı aldı, şu an istanbul Üniversitesi Felsefe bölümünde, tarih felsefesi, siyaset felsefesi ve Türk düşüncesi konularında dersler vermekte ve bu alanlarda çalışmalarını devam ettirmektedir.
    Yine kendisinin şu aralar tarih metafiziği: ya da kendilik bilinci adlı eserini okumaktayım. Kitabın önsözünden bir alıntı: "tarih metafiziği ya da kendilik bilinci başlıklı çalışmada kendilik bilincinin bilgeliklerde ve tarih metafiziklerinde nasıl değerlendirileceği incelenecektir. Ayrıca günümüz açısından kendilik bilincinin yeniden temellendirilmesi denenmektedir."
    Kendisini iyi bir hocadır, seminerlerine denk geldiğim zaman kendimi şanslı hissediyorum.
    1 ... git schopenhauer oku gel
  • for my parents

    1.
    For my parents, Japon müzik grubu olan Mono'nun 2012'de çıkardığı efsanevi albüm.
    Tür: post-rock
    Kendisini dinleyenleri, 55 dakika 20 saniyelik içsel bir yolculuğa çıkarıyor. Öyle mükemmel ki.
    Neyse, Albümde bulunan müzikler:
    Legend
    Nostalgia
    Dream Odyssey
    Unseen harbor
    A quiet place (together we go)
    (bkz: mono)
    2 ... git schopenhauer oku gel
  • the naked island

    1.
    Çıplak ada / the naked island / hadaka no shima
    1960 Japon yapımı, sözsüz film. Japonya'da küçük bir adada yaşayan iki çocuklu bir ailenin hayatı. Hergün adalarına su taşımaları, büyük çocuklarını kayıkla okullarına bırakıp sonra yeniden kayıkla eve getirmeleri.. Böylece bir ailenin sıradan günlerini yine hoş bir müzik eşliğinde sessizce anlatmak. Film hakkında anlatacak çok şey var ancak spoiler olayı olmasın, değerli bir film olduğu en azından bilinsin.
    "Çıplak Ada, yönetmenin tabiriyle, doğaya karşı karıncalar gibi çalışan ve mücadele eden insanları perdeye aktaran 'sinemasal bir şiir'dir."
    Yönetmen: Kaneto Shindô
    Film afişi ve Filmden birkaç kesit:
    the naked island
    the naked island
    the naked island
    the naked island
    2 ... git schopenhauer oku gel
  • şener şen in sanatçı sayıldığı ülke

    ?.
    Onu bırakta Senin gibilerin yazar olduğu sözlük ne olacak?
    7 ... git schopenhauer oku gel
  • japonca bir not bırak

    1.
    君が泣かなくても誰かは泣いてる (kimi ga nakanakutemo dareka wa naiteru.)

    "sen ağlamasan bile başkaları ağlıyor."

    Çince için bile böyle bir başlık açılmışken, Japonca için açılmaması ayıp dedim.
    12 ... git schopenhauer oku gel
  • yeni şeyler getiriyorum